Demokrasiye Dur Şimdi Denilirse...

Saldırıların ardından, Türkiyenin bir sıkı güvenlik ortamına doğru evrilmesi, Kopenhag kriterine uyum gayretlerini menfi etkileyebilir. Sivil toplumun, terörü engellemek amacıyla alınacak antidemokratik önlemlerle mücadeleye hazırlıklı olması gerekir.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
21 Kasım 2003, Cuma
İstanbul’daki bombalı saldırıların ardından İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw ile Almanya İçişleri Bakanı Otto Schilly, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik sürecinin hızlandırılması gerektiği yönünde mesajlar verdiler.

Patlamalar, üyelik müzakerelerine başlanmasını kolaylaştırmaz

Peki, bu nahoş gelişmeler Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecini nasıl etkiler?

Özellikle dünkü patlama sonrasında İngiliz Dışişleri Bakanı Staw ve Alman İçişleri Bakanı Scilly’den gelen mesajlar, Türkiye’nin bir an evvel AB ile bütünleşmesi gerektiği yönündeydi.

Ancak burada İngilizlerin verdiği mesajı çok büyütmemek gerekiyor. Çünkü, İngiltere hiçbir zaman bu konularda Almanlar ve Fransızlar kadar söz sahibi ve hatta ilgili bir ülke değil.

Alman İçişleri Bakanı Schilly’nin mesajı ise, Türkiye’nin üye ülkelerin hükümetler arası adalet ve polis işbirliği mekanizmasına dahil olması yönündeydi.

Bu patlamaların AB ülkelerinin Türkiye’ye bakışını değiştireceğini ve Türkiye ile Jack Straw’un dediği gibi bir an evvel üyelik müzakerelerine başlanmasını kolaylaştıracağını söylemek mümkün değil.

Teröre karşı güvenlik önemli ama…

Avrupa’dan gelen bu mesajların yanında esas Türkiye’nin bu hiç bilmediği terör biçimi ile baş etmek için hızla bir sıkı güvenlik ortamına doğru evrilmesi beni ürkütüyor. Elbette teröre karşı güvenlik önlemleri hayati derecede önemli, ancak bu meselenin sadece bu yolla çözülemediğini görmek için şu sırada Irak’a ve Afganistan’a bakmak yeterli.

Türkiye’nin hızla kendini içinde bulacağı bu güvenlik ortamı genel anlamıyla demokratikleşme ve Kopenhag Siyasi kriterine uyum için gösterilen gayretleri menfi etkileyebilir. Kabaca söylenecek olursa, daha fazla demokrasi isteyene “Dur, şimdi zamanı değil” denilebilir.

Türkiye’nin toplumsal gelenekleri zaten böyle bir tercihe son derece yatkın. Dolayısıyla sivil toplumun, hükümetin, terörü engellemek amacıyla alabileceği her türlü antidemokratik önleme hazırlıklı olması ve bunlarla mücadele etmesi gerekiyor. (BB)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN