Türkiye Hemen Trevi Grubuna Girmeli!

Türkiye Avrupa Birliğinin Adalet ve İçişleri konularındaki işbirliğimekanızmalarına dahil edilmeyi istemelidir. AB, dayanışmada ciddî ise Türkiyenin kabulünü 13 Aralıkta İtalya dönem başkanlığını noktalayacak zirvede beyan etmelidir

İstanbul - BİA Haber Merkezi
04 Aralık 2003, Perşembe
Türkiye uluslararası terörle mücadele konusunda çok donanımlı ve deneyimli bir ülke değil. Biz terörü PKK'nın şiddet yöntemleriyle, terörle mücadeleyi de kontrgerilla ile sınırlı zannediyoruz.

Terörün uluslararası veya küresel yapısını tanıdığımızı söylemek mümkün değil. Burada bizi bekleyen tehlike, çarçabuk İsrail'in belirlediği ve Amerika Birleşik Devletleri!nin (ABD) uyguladığı terörle mücadele konseptine medyun olacak olmamız.

Türkiye'nin ABD tarafından "cephe ülke" olarak nitelendirilmesi bu konseptin sonucudur. Zira bu konsept terörle mücadeleyi sadece askerî yöntemlere indirger ve sorunların temelini görmezden gelir, sonuçta da bugün Irak'ta olduğu gibi daha fazla terörist çıkartır ortaya.

Trevi çeşmesi esintisi

Bu tehlikeyi Avrupa Birliği ile işbirliğine giderek dengelememiz mümkün. Başbakan geçen gün "Teröre karşı Avrupa Birliği'nden dayanışma ve kararlı tutum bekliyoruz" dedi.

Bu temenninin hayata geçirilmesi gerekiyor. Avrupa'nın adalet ve içişleri konularında 30 yıla yaklaşan bir işbirliği söz konusu.

Bu işbirliği 1976'da, Roma'daki meşhur çeşmeden esinlenerek Trevi Grubu adı altında terörizmle mücadele amacıyla başladı zaten. 1993'e kadar sabit bir yapıya sahip değildi, Kasım 1993'te Maastricht Antlaşmasının yürürlüğe girmesiyle işbirliği birçok adlî ve polis konularına yayıldı.

"Terörizm" yeni yapılanma içinde "Polis İşbirliği", "Uyuşturucu ve Organize Suçlarla Mücadele", "Gümrükler" ve "Europol"ü kapsayan grubun adı oldu.

Ortak Para veya Ortak Tarım Politikasının aksine Adalet ve İçişleri konularında işbirliği federal politika değildir, hükümetler arası işbirliği mekanizmasıyla çalışır.

Şimdi aday Türkiye'nin istemesi gereken bu mekanizmaya resmen dahil olmaktır. AB eğer dayanışmada ciddî ise aday dahi olmayan Fas'ın bile zaman zaman bakan seviyesinde katıldığı adalet ve içişleri konularında işbirliği mekanizmasına Türkiye'yi dahil etmeli ve bu konudaki kararı 13 Aralık'ta İtalya dönem başkanlığını noktalayacak devlet ve hükümet başkanları zirvesinde beyan etmelidir.

Bu girişimin ülkenin üyelik sürecine yapacağı katkı ise aşikardır. (CA/NM)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN