KAMU YAYINCILIĞI VE TRT

"Parasını Halk Veriyorsa TRT'yi de Halk Yönetsin!"

Yeni TRT katkı payı düzenlemesine göre MP3 çalar alan vatandaş TRT'ye bu ürünün fiyatının yüzde 16'sı, araba alan binde 8'i, ışıldak alan da yüzde 8'i kadar katkıda bulunacak. "TRT kamu yayıncılığı yapmıyor" diyen Prof. Cankaya'ya göre vergisini veren vatandaşın TRT'de söz sahibi olması gerekiyor.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
23 Ekim 2009, Cuma

Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özden Cankaya, TRT'ye aktarılan katkı paylarının artırılmasıyla ilgili bianet'e "Vatandaştan katkı payı alan ve kamu yayıncılığı yaptığı iddia edilen TRT'nin yayın anlayışını bu kavramla bağdaştırmadığını" söyledi.

Geçtiğimiz hafta sonu yayınlanan kararnameye göre vatandaşın aldığı cep telefonu, saat, ışıldak, koşu bandı, buzdolabı, İnternet radyo cihazı gibi ürünlerden TRT'ye yüzde 8 oranında bir para aktarılacak. Bu rakam FM ya da TV kartı, MP3 çalar, uydu alıcısı, ev sinema sistemi gibi ürünlerde yüzde 16, kara taşıtlarında yüzde 0.08 olacak.

"TRT'nin bugün için aldığı payları kamu hizmeti yayıncılığı kavramı açısından ne ölçüde kullanıp kullanmadığı tartışmalı" diyen Cankaya, Haber-Sen'in TRT'nin haber hizmetleri de dahil olmak üzere her türlü programı dışarıya yaptırdığı gibi iddialarını hatırlattı. "Bu iddialar ışığında TRT'nin kamu yayıncılığı kapsamında toplumdan aldığı paraları gerçekten kamu için mi harcıyor, buna bakmak gerekir" diye konuştu.

"Vatandaş vergi verdiği kanalda söz sahibi değil"

Kurumun bu programları kendi dışındaki kurumlara yaptırmasının kamu yayıncılığı anlayışıyla bağdaşmayacağını belirten Cankaya, TRT'nin demokratik katılıma açık olmadığını da vurguladı.

"Vatandaşların demokratik katılım çerçevesinde TRT'ye dair görüş bildireceği bir düzenlemenin olması gerekiyor. Ancak böyle bir alan yok. vergisini veren ve hizmetin muhatabı olan kamu TRT'de sesini duyuramıyor. Normal olan kamunun TRT'de söz sahibi olması."

Kamu yayıncılığının vatandaşın ihtiyaçlarına yönelik yayın yapmak ve bu yayınları herkese eşit derece ulaştırmak olduğunun altını çizen Cankaya, "Herhangi popüler sanatçının TRT'de program yapıp astronomik rakamlar alması kamu yayıncılığı değildir" dedi.

"Dikkat ederseniz TRT'de bu ülkedeki işçilere dair bir program yok. Sadece müzik alıcısı olarak görülen gençlerin sorunlarını ve ihtiyaçlarını dillendirebildikleri bir yayın bulunmuyor. Buna benzer çok sayıda 'olmayan' örnek sıralanabilir."

Cankaya, son olarak "Kamu yararı dediğimizde TRT'nin yayınlarını kamu yararı güderek yaptığını söyleyemeyiz" dedi. "Şeffaf yönetim ve denetim, katılımcı yayın politikası olmalı" diye ekledi.(BÇ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN