Minority Rights Group 2011 raporuna göre, etnik azınlıklardaki kadınlar yüksek düzeyde cinsel şiddete maruz kalıyor; bu şiddete karşı yürütülen mücadelenin en önemli aktörleri de aktivist haline gelmiş mağdur kadınlar.
Dünya nüfusunun en yoksul ve en korunmasız insan topluluğu olan yerli haklar ve azınlıkların seslerini ve yaşam koşullarını duyurma amacıyla kurulmuş Minority Rights Group International, yerli halklar ve azınlıklar içindeki kadınların durumunu ele alan 2011 raporunu açıkladı.
Rapora göre yerli halklara ya da azınlık gruplarındaki kadınlar aidiyetleri dolayısıyla tecavüz, işkence, cinsel taciz, cinayet ve yüksek dozlu şiddete maruz kalıyorlar. Bu kadınlara uygulanan şiddet savaş ve çatışma dönemlerinde artmakla birlikte barış dönemlerinde de azalmıyor.
Minority Rights Group International Başkanı Mark Lattimer, "azınlıklara karşı ayrımcılık kadına karşı şiddete dönüşüyor. Hem savaş hem de barış zamanında bu kadınlar, tecavüze uğruyorlar çünkü çok az korunuyorlar ve tecavüzden şikayetçi olamıyorlar" dedi.
Raporda etnik, dini ve yerli kimlikleri yüzünden sistematik olarak cinsel ve başka türlü şiddet gören Somali, Sudan, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Sri Lanka, Colombia, Guatemala, Kırgızistan ve Burma'daki kadınların durumu ele alındı.
Kırgızistan'da çatışma döneminde, Özbeklere karşı tecavüz ve cinsel şiddet vakaları arttı. Irak'ta Hıristiyan ya da diğer dinlere mensup kadınlar kendilerini cinsel şiddete karşı koruyabilmek için türban takmak zorunda kalıyorlar. Somali'de Bantu ve diğer etnik gruplara ait kadınlar polislerin de katıldığı toplu tecavüzlere maruz kalıyorlar. Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde Bambuti Pigme kadınlar uzun süreli çatışma dönemlerinde tecavüz ve yüksek dozlu cinsel şiddete maruz kalıyorlar.
Azınlık ve yerli halklara mensup kadınlar diğer kadınlar gibi kendi halkları ve aileleri tarafından uygulanan cinsel şiddete de maruz kalıyorlar. Yoksulluk, düşük okuma yazma oranı, sosyal ve ekonomik dışlama bu kadınlara uygulanan şiddeti arttıran etkenlerden bir kaçı. Kanada ve Avusturalya'daki etnik azınlığa ait kadınlara uygulanan şiddet göreli olarak daha az ancak bu kadınlara yapılan tecavüz diğer davalara göre daha az ciddiyetle ele alınıyor.
Rapora göre azınlık ve yerli halkların kadınlarına yüksek düzeyde şiddet uygulanmasına rağmen bu kadınların bir çoğu haklarını arayan ve adalet talep eden davalarını takip ediyorlar. Minority Rights Group International, Azınlık Programının yöneticisi Shobha Das, "azınlık kimliklerini taşıyan kadınların birçok ülkede, kendi hayatlarını tehlikeye atarak kendilerine uygulanan şiddete karşı mücadelelerine devam ediyorlar" dedi. (GY)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN