Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu GDO'lu mısır ithaline karşı çıktı. Hayvancılığın ve bitkisel üretimin birlikteliği üzerine kurulu politikalar yönünde çağrı yaptı.
Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu (Çiftçi-Sen) Türkiye'ye ithaline izin verilen 13 farklı GDO içeren mısıra dair bir açıklama yaparak GDO'lu yeme ihtiyaçlarının olmadığını söyledi.
Genel olarak Türkiye'nin tarım ve hayvancılık politikalarını eleştiren açıklamada, özel olarak çiftçilerin GDO'lu yem temin eden şirketlere muhtaç edilmemesi gerektiği vurgulandı.
Hayvanların yemini Türkiye'den sağlayacak politikaları uygulamak yerine neden yem ithal edildiğini soran Çiftçi-Sen, Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı'nın uygulamalarını da eleştirdi. Hayvan yetiştiriciliğine paralel olarak bitkisel üretimin gerçekleştirilebileceğini, ancak bu yöndeki politikaların Türkiye'de uygulanamadığına dikkat çekildi.
Çiftçi-Sen Genel Başkanı Abdullah Aysu ve Çiftçi-Sen Genel Sekreteri Ali Bülent Erdem imzasıyla yayınlanan açıklamada, GDO'lu mısırın ithaline ilişkin olarak bir yanılsama yaratıldığı iddia edildi.
Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in "Türkiye'de gıda güvenilirliği hakkında korkulacak bir durum olmadığı" yönündeki beyanını yanıltıcı olarak niteleyen Çiftçi-Sen, aynı şekilde GDO'lu mısırın yemlerde kullanılmasıyla ilgili olarak bakanın "Zarar verirse hayvana verir buradan besine asla geçmez" sözlerinin de doğru olmadığını savundu.
"Bakan Eker, dünyada mısır üretiminin yüzde 70'i GDO'suz yapılırken, Türkiye'yi neden GDO'ya muhtaçmış gibi gösterdiğinin, korumakla sorumlu olduğu hayvanların sağlığını nasıl bu kadar fütursuzca tehlikeye atabildiğinin hesabını hayvan yetiştiricilerine, çiftçilere ve kamuoyuna vermelidir."
Çiftçi-Sen varolan uygulamaları eleştirirken alternatifini de hatırlattı: Hayvan çıktılarını bitkisel üretimde, bitkisel üretimin çıktılarını hayvan yetiştiriciliğinde kullanmayı sağlayacak politikalar.
Meraların acilen ıslah edilmesini ve yeniden özgür hayvancılığa geçilmesinin de talep edildiği açıklamada, bu yöntem ile elde edilecek hayvansal ve bitkisel ürünlerin sağlıklı olduğu konusunda kimsenin endişe duymayacağı belirtildi.
Biyogüvenlik Kurulu'nun 13 mısır çeşidinin yem amaçlı kullanımına izin vermesi üzerine konu kamuoyunda ve basında tartışılmaya başlandı. GDO'lu mısır kullanımının hayvancılık sektörünü, dolayısıyla et, süt, yoğurt, peynir gibi hayvansal ürünleri ve içeriği bu ürünlerden oluşan gıda maddelerini risk altında bıraktığı iddia edildi. GDO'ya Hayır Platfomu binlerce imza toplayarak Biyogüvenlik Kurulu'na iletti. GDO'lu mısırların ithaline ilişkin karar aşamasında da Greenpeace ithale karşı imza toplamıştı. (YY)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN