Pozitif Yaşam Derneği, İzmir'de öldürülen A.'nın HIV Pozitif olduğuna dair haberlerin "özel hayatın gizliliği ve mahremiyet haklarının ihlali" anlamına geldiğini vurguladı. A.'nın ismini ve yüzünü, kimliğini deşifre etmesine yol açacak biçimde yayımlayan gazetelerin de bu bilgileri gazetecilerle paylaşan görevlilerin de suç işlediğini belirtti.
Pozitif Yaşam Derneği, dün gazetelerde yer alan ve İzmir'de geçtiğimiz hafta öldürülen A.'nın HIV Pozitif olduğuna dair haberlerin "özel hayatın gizliliği ve mahremiyet haklarının ihlali" anlamına geldiğini vurguladı.
"HIV/AIDS ile yaşayan kişilerin ismi ve yüzü, kimliğini deşifre etmesine yol açacak biçimde yayınlanamaz."
Kişiler hakkındaki tıbbi tanının hâkim kararı veya tıbbi zorunluluk olmaksızın açıklanamayacağını da hatırlatan dernek yetkilileri, bu haberlerin Türk Ceza Kanunu'na (TCK) göre suç sayıldığını da ifade etti.
Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:
- Kişinin yaşamı son bulsa da mahremiyet ve özel hayatın gizliliği hakları bitmez.
- HIV/AIDS ile yaşayan kişilerin isminin ve yüzünün, kimliğini deşifre etmesine yol açacak biçimde yayınlanamaz.
- Basın mensuplarının tıbbi bilgilerin gizliliği ilkesinin korunması konusunda gerekli özeni göstermesini, HIV/AIDS konusunda ayrımcılık yapılmamasını, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve korunma yöntemleri hakkında toplumu doğru bilgilendiren haberler yapmasını diliyoruz.
İzmir'de geçtiğimiz hafta seri cinayetler işleyen H.A.'nın öldürdüğü A.'nın HIV Pozitif olduğuna dair haberlerde, A.'nın kimlik bilgileri ve fotoğrafları açıkça yayımlanmıştı.
TCK'nın "özel hayatın gizliliğini ihlâl" suçunu düzenleyen 134. maddesinde, "Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlâl eden kimse, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır" deniliyor. Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa eden kişilerin bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı, suçun basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde cezanın yarı oranında artırılacağı belirtiliyor.
136. maddede ise kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayan veya ele geçirilen kişilerin dört yıla kadar hapisle cezalandırılacağı, bu suçun kamu görevlileri tarafından işlenmesi halinde cezanın yarı oranında artırılacağı belirtiliyor.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin sekizinci, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesinin 17., Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyeti'nin Korunması Sözleşmesi'nin 10/1 maddeleri ile de özel hayatın gizliliği koruma altına alınıyor.
İnsan Hakları Yönetmeliğinin 23. maddesinde tıbbi bilgilerin korunmasına ilişkin güvenceler bulunuyor. Hasta Hakları Yönetmeliği 21. maddesine göre, hastanın mahremiyetine saygı gösterilmesi esas; 23. maddede, tıbbi bilgilerin korunmasına ilişkin güvence bulunuyor. (BB)
* Pozitif Yaşam Derneği'nin web sitesine erişmek için tıklayın.

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN