2002'deki moratoryuma rağmen İran'da iki kadın daha "zina" suçlamasıyla recme mahkum edildi. Aktivistler cezanın uygulanmaması için kampanya yürütüyor.
İran'da iki kardeş, Zohreh ve Azar Kabiri-niat "zina" suçlamasıyla recme mahkum oldu.
Uluslararası Af Örgütü (UAÖ), recm cezasının insan haklarına ve uluslararası anlaşmalara aykırı olduğunu hatırlatarak İranlı yetkililerden derhal uygulamayı durdurmasını istedi.
27 ve 28 yaşlarındaki iki kadının bir diğer kardeşi ve onların eşleri, 4 Şubat 2007'de Zohreh Kabiri-niat'ın kocasının şikayeti üzerine tutuklanmıştı.
Beş kişi Mart'ta görülen davada "yasak ilişkide bulunmak" suçlamasıyla kırbaç cezasına mahkum oldu. Fakat bu cezanın infazının ardından iki kadına "zina" suçlaması da yöneltildi. Her ikisi de bu suçlamanın sonucunda ölüm cezasına mahkum oldu.
Avukatlarının bu yönde bir kanıt olmadığına dair itirazı yüksek mahkeme tarafından reddedildi.
Aralık 2002'de Adalet Bakanı Ayetullah Şahrudi'nin recm cezasına yönelik bir moratoryum ilan ettiğini hatırlatan UAÖ, buna rağmen mahkemelerin ölüm cezası vermeye devam ettiğini söyledi.
Mayıs 2006'da bir kadın ve bir erkeğin taşlanarak öldürüldüğünü vurgulayan örgüt Temmuz 2007'de de bir erkeğin aynı şekilde öldürüldüğünü ekledi. Yetkililer daha sonra bu infazın bir "hata" olduğunu açıkladı.
2006'da bir grup İranlı hak savunucusu Recmi Sonsuza Dek Durdurun başlıklı bir kampanya başlattı. Kampanya sayesinde beş mahkum ölüm cezasından kurtuldu. UAÖ, halen 11 kadın ve iki erkeğin infaz edilmeyi beklediğini belirtti.
20 Kasım 2007'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun Üçüncü Komitesi
İran'ın insan hakları karnesini eleştiren ve hükümetten bu tip insanlık
dışı cezalandırmalara son vermesini isteyen bir karar çıkardı.
Kararda, Genel Kurul işkence, kırbaç cezası, ampütasyon, halka
açık cezalandırma, recm, çocukların infaz edilmesi ve kadınlara yönelik
şiddetten "ciddi olarak endişe duyduğunu" belirtmişti.
IPS'in telefonla konuştuğu 2003 Nobel Barış Ödülü sahibi Şirin
Ebadi "Herkese, bu tip cezaların İslam Devrimi'nden sonra geldiğini
hatırlatmak isterim. Defalarca İran ceza kanununun gözden geçirilmesini
talep ettik ama yetkililerden bir cevap alamadık" demişti. (EÜ/NZ)
recm , kadın hakları , İran , idam cezası , İslam Devrimi

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN