Yargıtay kadının ev içindeki emeğinin boşanma halinde tazminat için sayılmayacağını söyledi. Ataman Yargıtayın açıklamalarıyla kadın haklarını geri götüren kurumların dişlisi olduğunu gösterdiğini ve ataerkil düzeni temsil ettiğini belirtti.
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi'yse yaptığı basın açıklamasında Yargıtay'a destek verdi.
"Yargıtay geri götürücü mekanizmaların dişlisi oldu"
bianet'e görüş veren Ataman, Yargıtay'ın yasalar ve yasaların uygulanışını yorumlayan yüksek yargı organı olduğunu hatırlattı; kadın haklarıyla ilgili son yorumlarıyla kurumun "geri götürücü mekanizmaların dişlisi olduğunu gösterdiğini" söyledi.
"Zaten bu ülkede kadınlar lehine yapılmaya çalışılan olumlu işler, on yıllara dayanan çabalar, Medeni Kanuna uygulama maddesi konarak 2002 sonrasını kapsayacak şekilde yapılan değişiklikle sulandırılmıştı."
Ataman, Yargıtay'ın açıklamasıyla ataerkil bakış açısının sürmekte, yaşamakta olduğu bir kez daha gözler önüne serilmiştir dedi.
Baro Kadın Hakları Merkezi'yse konu edilen davanın "boşanma ve katkı payı" davası olduğunu ve kadının ev içi emekten pay alabilmesi için "katılma alacağı" talep etmesi gerektiğini söylüyor.
Fakat İstanbul Barosu'na göre kadının yeni bir dava açarak "katılma alacağı" talep etmesi de mümkün.
"Kadına tazminat verilmesi durumu kanunda açıkça düzenlenmiyor"
Ntv'nin haberine göre, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi başkanı Necdet Gürbüztürk yaptığı açıklamada "1 Ocak 2002 tarihinden önceki yasada kadının evlilik süresince edinilen mallarda kişisel malları ya da parasıyla bir katkısı söz konusu değilse, ev işlerindeki emeğinin kadının tazminat alması için yeterli olacağı belirtilmemiştir" dedi.
Yeni Medeni Kanun hazırlanırken bu eksikliğin yasama organı tarafından tartıldığını belirten Yargıtay, yasalarda bir düzenleme yapılmadığı sürece dairenin mevcut yasaları dikkate alacağını söyledi.
Gürbüztürk Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2002 tarihinden sonra edinilmiş malların paylaşımında sorun çıkmadığını belirtti; "Ancak öncesinde kadın edinilen mallara katkı sağlamış olsa da kendisine tazminat verilmesi durumu kanunda açıkça düzenlenmemiştir" şeklinde konuştu.
Gürbüztürk açıklamasına şöyle devam etti: "Medeni Kanunda ve Borçlar Kanununda açıkça düzenlenmediği halde, aile hukukunun özelliği de dikkate alınarak, kadının bu katkısı, güncelleştirilip kendisine verilmektedir." (GG/EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN